<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4449640890963459376</id><updated>2011-11-21T18:59:54.719+02:00</updated><title type='text'>Su İzi</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://suyunizi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suyunizi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Su İzi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15881028785054635730</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUVMoudq9XI/AAAAAAAAAB4/le9MRXX0PiY/S220/P1040955.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>11</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4449640890963459376.post-7539511306228820366</id><published>2009-12-28T10:20:00.007+02:00</published><updated>2009-12-28T16:10:00.380+02:00</updated><title type='text'>Yeni Yıl, Yeni Umutlar, Yeni Bir Ruh....</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SzhyzzzUBmI/AAAAAAAAAE4/QQPyokqAJCA/s1600-h/images[3].jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5420208385944716898" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 120px; CURSOR: hand; HEIGHT: 90px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SzhyzzzUBmI/AAAAAAAAAE4/QQPyokqAJCA/s320/images%5B3%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Uzun süredir buralarda değilim. Hayat beni yine ağına almıştı sanırım. Kendime zaman ayıramadan oyunun içinde kaybolmuştum. Önce ailedeki sağlık problemleri, sonra iş yoğunluğu, yakın çevredeki sıkıntılar derken kendimi dinlemeyi unutmuştum yine. Sonra birşey oldu.... Güzel birşey. Uzun süredir heyecanla beklediğim misafirimiz, ailemizin yeni üyesi bizi seçip gelmeye karar verdi. Henüz yolda kendisi; yaklaşık bir ayı var. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Onun gelmesini beklerken yeni deneyimimin tadını çıkartmaya çalıştım ben de. Gerçi çok başarılı olduğum söylenemez. Yıllardır ilk defa bedenimdeki değişikliklere yenildiğimi hissettim. Aldığım manevi eğitimlerin etkisini istediğim kadar yansıtamadım yaşadığım ana ilk defa... Ben çözemediğim düğümler, açığa çıkan eksiklikler dedim; dostlarım,eşim hormonlar dedi. Adı her ne ise beni zaman zaman korkak ve karamsar yaptı. Oysa ki yeni bir ruhun yeni bir canın hayata gelişine aracı olmak, Yaratıcınla beraber çalışıp onun yaratıcılık sürecine sonsuzluktaki bir damla kadar da olsa bir katkıda bulunmak bence bir kadının başına gelecek en güzel deneyim. Buna rağmen duygusal taşkınlıklarım, çaresiz anlarım ve karanlık gündüzlerim oldu. Bu deneyimi çok daha farkında hormonlarımı yönetmeyi becerebilir halde yaşamayı çok isterdim. Yine de bir bedende iki ruh olmak, onunla tanışmak ve daha doğmadan varlığına şükran ve saygı duymak, aslında sadece onun kişisel menkıbesini gerçekleştirmesi için bir aracıdan başka birşey olmadığımı tek görevimin onun yoluna gitmesi için hayatını kolaylaştırmak, ihtiyacı kadar destek, fazlasıyla sevgi vermek olduğunun ayrımına varmak çok güzel, bir o kadar da büyük sorumluluk getirdiği için ürkütücü bir deneyim. Diyorum ya hormonlar... Bir şekilde gün içinde bütün deneyimlerimin içine yıllardır kullanmayı bıraktığım korku kelimesini dahil ediyorum. Bunun geçici olduğunu bilsem de enerjisiyle beraber hayatımdan çıkarttığım bu kelimeyi tekrar lugatıma farketmeden almış olmak canımı sıkmıyor da değil. Günde 4-5 defa korkularımı sevgiyle ve teşekkürle geldiği yere gönderiyorum. Ama benim uzantım olduğu için en az benim kadar inatçı olduklarını unutuyorum. Nihayetinde tekrar aynı dengeye kavuşağım; özellikle bebeğimi kucağıma aldığım an sanırım bu karmaşaların tamamı çözülecektir.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Neyse; babanla beraber sabırsızlıkla seni bekliyoruz Elif Defne. Adınla yaşarsın umarım bebeğim...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4449640890963459376-7539511306228820366?l=suyunizi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suyunizi.blogspot.com/feeds/7539511306228820366/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4449640890963459376&amp;postID=7539511306228820366&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/7539511306228820366'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/7539511306228820366'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suyunizi.blogspot.com/2009/12/yeni-yl-yeni-umutlar-yeni-bir-ruh.html' title='Yeni Yıl, Yeni Umutlar, Yeni Bir Ruh....'/><author><name>Su İzi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15881028785054635730</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUVMoudq9XI/AAAAAAAAAB4/le9MRXX0PiY/S220/P1040955.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SzhyzzzUBmI/AAAAAAAAAE4/QQPyokqAJCA/s72-c/images%5B3%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4449640890963459376.post-7143050568890682854</id><published>2009-01-02T11:19:00.009+02:00</published><updated>2009-01-03T21:17:14.248+02:00</updated><title type='text'>Yeni Bir Şans...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SV3kwsQeq7I/AAAAAAAAAEQ/lb8UGEYaYYI/s1600-h/f_km_9fd4fa5.png"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5286633062767963058" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 245px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SV3kwsQeq7I/AAAAAAAAAEQ/lb8UGEYaYYI/s320/f_km_9fd4fa5.png" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Her yılın ilk günü garip bir heyecan sarar bedenimi. Yeniyi, başlangıçları, tazeliği kim sevmez ki? Ben de severim; ama ürkerim de. Bilinmeyene,yaşanmamışlıklara ve yaşanamayacak olanlara karşı bir ürkeklik bu. Yanısıra bir de geçmişte bıraktığın yılın ağırlığı vardır üstümde. Yaptıklarım ve yapamadıklarım, kaçırdıklarım, kırdıklarım ve kırıldıklarım yüzünden. Kazandıklarımla beraber kaybettiklerim de vardır çünkü her yıl kesemde.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;Benim bir de yıllık envanterim vardır ki evlere şenlik. Bir muhasebeci edasıyla bir gün önce sonlanmış olan o bir yılın dökümü yapılır. Hep zarardayım aslında. Daha artılar hanesi eksiler hanesini geçemedi. Bu envanterin tek muhatabı üstün gücüm, Allah' ım olunca da tabi sınıfta kalmış yaramaz çocuklar gibi eksik ve mutsuz ve panik oluyorum. Biliyorum ki kendime ve ona verdiğim kendime ve çevremdekilere dair sözlerin bir kısmı yine tutulamamış...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;Yeni yıl böyle depresif başlamıyor aslında. Yeniler her zaman yeni bir kan olur dolaşımımızda. Tazelenir, tertemiz yeni bir nefesi içimize çekeriz. Yeni başlangıçlar yeni değişimler için yeni bir şanstır da... Sadece birkaç fiskeyle kendime hatırlatmaya çalışıyorum.. Yeni bir yıl... Sağlıklı ve ayaktayım... Ailem ve sevdiklerim sağlıklı ve hayatta. O halde neden kütlesel eylemsizliği bırakıp, önce kendin sonra sevdiklerin için gerekenleri yapmıyorsun? Sağlıklı ve hayatta olmak değil fark yaratan. Bitkiler çevremizdeki, doğadaki hayvanlar da sağlıklı ve hayatta. Şükür mekanizması iyi çalışmalı; evet. Bu kadar mı peki? Yapmamız gereken sadece bu mu? Yoksa; gelişmeli, değişmeli, 5 duyumuz dışında sahip olduğumuz diğer görüleri de ihmal etmemeli miyiz? Bizi diğer canlılardan ayıran ruhumuz ne olacak? En ihmal ettiğimiz yanımız değil mi? Ruhumuzu beslememiz, empatimizi geliştirmemiz, kendimizle ve herkesin kendi ilahi gücü ne ise onunla irtibatını güçlendirip tekrar barışması gerekmez mi?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;Ben barıştım kendi içimde tüm kırıldıklarımla ve sevgiyle uğurladım onları. Bana yaşattıkları deneyimler ve dersler için teşekkür de ettim onlara. Benim öğretmenim oldular deneyimlerimde iyi ya da kötü. Kendimi de affettim yaptığım tüm hatalar için. Hala öğrenci , öğreniciyim bu hayatta. Sınıfta kaldığım dersleri alttan alırım dedim kendime... Yeni bir yıl var önümde. Projelerimi gerçekleştirmek için de... Kırdıklarım için de kocaman içi sevgi dolu bir özürler demeti de yolladım evrene.. Evren asla geciktirmez böyle dilekleri.. Bir de yardım istedim Allah'ımdan... Tüm planlarımı gerçekleştirmede bir vesile, bir rehber, bir ışık olsun diye... Olacak biliyorum..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;Herşey çok güzel olacak. Herkes için... Hepimiz için. Kırdıklarım ve kırıldıklarım için de...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;İyi yıllar herkese. Tanıdığım ve tanımadığım tüm güzel ruhlara. Hepinizi çok seviyorum...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4449640890963459376-7143050568890682854?l=suyunizi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suyunizi.blogspot.com/feeds/7143050568890682854/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4449640890963459376&amp;postID=7143050568890682854&amp;isPopup=true' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/7143050568890682854'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/7143050568890682854'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suyunizi.blogspot.com/2009/01/yeni-bir-ans.html' title='Yeni Bir Şans...'/><author><name>Su İzi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15881028785054635730</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUVMoudq9XI/AAAAAAAAAB4/le9MRXX0PiY/S220/P1040955.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SV3kwsQeq7I/AAAAAAAAAEQ/lb8UGEYaYYI/s72-c/f_km_9fd4fa5.png' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4449640890963459376.post-5286420158660627301</id><published>2008-12-26T13:09:00.008+02:00</published><updated>2008-12-26T13:28:22.226+02:00</updated><title type='text'>Pandomim...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SVS_Caerg_I/AAAAAAAAAEI/B88NU1foGsM/s1600-h/MARCEAU_marcel[1].JPG"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284058311001080818" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 249px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SVS_Caerg_I/AAAAAAAAAEI/B88NU1foGsM/s320/MARCEAU_marcel%5B1%5D.JPG" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;Hayat bir sahne deriz ya hep ve biz oyuncularız. Biz oyunumuzu oynarken teatral bir havada vurgularla konuşuyorsak ve jest ve mimikler devredeyse sorun yok. Bir şekilde iletişim var...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;Ama ya sahne pandomim sanatçılarıyla doluysa ... O zaman işler karışıyor. Son zamanlarda farkettim ki hepimizin pandomim yeteneği var. Pandomim harika bir sanat dalı... Keyif alıyorum seyrederken. Ama sadece seyrederken. O sahnenin parçası olmak keyif vermiyor bana.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;Dokunan gözler ve konuşan eller... Harika bir anlatım tarzı. Ama konuşma yeteneğimiz varken neden hayatımızı da pandomim sahnesine çeviriyoruz? Sadece kelimeleri kullanarak "kırıldım, üzüldüm, teşekkür ederim, seni seviyorum, varlığın beni mutlu ediyor, iyi ki varsın ya da çık hayatımdan" demiyoruz... Neden bir bakış, bir eda ya da bir mimikten anlama bekleniyor karşıdan. Eğer empati yeteneğin gelişmişse tamam; sorun yok. Empatim var, ama bu çok yorucu bir çaba. Daha kolay olmaz mı insan ilişkileri konuşarak ve birbirimizin gözlerine bakarak...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;Dokunan gözler yine olsun ve konuşan eller de... Ama yanı sıra kelimeler de olsun ve tam ve gerçek bir iletişim için...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4449640890963459376-5286420158660627301?l=suyunizi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suyunizi.blogspot.com/feeds/5286420158660627301/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4449640890963459376&amp;postID=5286420158660627301&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/5286420158660627301'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/5286420158660627301'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suyunizi.blogspot.com/2008/12/pandomim.html' title='Pandomim...'/><author><name>Su İzi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15881028785054635730</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUVMoudq9XI/AAAAAAAAAB4/le9MRXX0PiY/S220/P1040955.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SVS_Caerg_I/AAAAAAAAAEI/B88NU1foGsM/s72-c/MARCEAU_marcel%5B1%5D.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4449640890963459376.post-6254455947297789324</id><published>2008-12-24T08:11:00.010+02:00</published><updated>2008-12-24T13:52:47.795+02:00</updated><title type='text'>Kar Başladı Ankara'da...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SVHZxB3GZ4I/AAAAAAAAAEA/JB7NoI-M1Tk/s1600-h/annekedi_kar1_NAZIM.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5283243274218661762" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 238px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SVHZxB3GZ4I/AAAAAAAAAEA/JB7NoI-M1Tk/s320/annekedi_kar1_NAZIM.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Bugün Ankara bembeyaz... Daha doğrusu kahve-beyaz. Sabah yanımda kar yağışından dolayı melodiler mırıldanan birinin varlığından da olsa gerek farklı uyandım bu sabah. Fotoğraf makinam yine evde kalmıştı, yine bir sürü bence tekrarlanmaz kare kaçırdım. Hangi anın tekrarı var ki zaten? Bir sahne mesela... Bomboş bir kaldırım, iki yanında ağaçlar ve ortada boş,yalnız bir bank. Üstü karla kaplı ve yağış devam ediyor. Kahve-beyaz bir manzara. Arka planda; düzgün sırada dizilmiş, yapraksız, çıplak, pek bir cılız pek bir zayıf görünen ve şefkat duygularını kabartan söğütler... Kar yağmaya devam ediyor Ankara'da....&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SVHYxL7GY4I/AAAAAAAAADw/3q3vaMDA7a0/s1600-h/images[3].jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5283242177408164738" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 125px; CURSOR: hand; HEIGHT: 107px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SVHYxL7GY4I/AAAAAAAAADw/3q3vaMDA7a0/s200/images%5B3%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Her bir kar tanesi gibi her an da eşsiz. Şimdi şu an şu saniye geçti ben yazarken ve aynını yaşamam mümkün değil. Kar bende sabır, sakinlik, tek başınalık-yalnızlık değil-, yanı sıra bir boşluk, eksiklik ve tamamlanamamışlık hissi uyandırıyor. Buna rağmen ardından gelecek bahardan olsa gerek yakın zamanda olacak bir canlanmanın da müjdesini veriyor. Sanki diyor ki;" sabır, beklemek, dinginlik ve tek başınalğın ardından yeni bir sen yeni bir değişim yaklaştı. inişin çıkışı, soğuğun sıcağı, gecenin gündüzü gibi...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;İnsanlar sadece yürüyorlar bugün Ankara'da. Hani tüm öğretiler der ya:"Sadece yaptığın eylemde ol; yaptığın eylem ol." diye... İşte bugün Ankara'da birçok insan sadece yürüyor. Düşmemek, incinmemek, yaralanmamak için... Maddi endişeler yok o sırada, terkedilen veya giden sevgili, yalnızlık ya da küskünlük yok. Yalnızca bir adım, bir adım daha ve ardından bir adım daha, tamam şimdi tekrar... Sadece kendi ve kendi yürüyor; başka duygu düşünce yok. Belki de bugün birçok kişi işyerine geldiğinde; daha sakin, daha medite, daha "yalnızca yürümüş " olacak. Ya da madalyonun diğer yüzü; sadece yürümediği için düşmüş, öfkeli, trafiğe takılmış, biraz ıslanmış, elbette ki "ama hayret verici bir şekilde" üşümüş ve çok haklı olarak çok öfkeli. Nereden baktığımız, penceremizin yönü önemli herhalde...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Ankara bugün daha yaşlı, daha bilge, daha mistik, daha anlayışlı göründü gözüme... Birilerine de daha "offf bu ne ya", daha karışık, daha kasvetli ve daha soğuk muhtemelen...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Ve tabii kar; bize ve tüm uyandırdıklarına rağmen yağmaya devam ediyor Ankara'da...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4449640890963459376-6254455947297789324?l=suyunizi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suyunizi.blogspot.com/feeds/6254455947297789324/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4449640890963459376&amp;postID=6254455947297789324&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/6254455947297789324'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/6254455947297789324'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suyunizi.blogspot.com/2008/12/kar-balad-ankarada.html' title='Kar Başladı Ankara&apos;da...'/><author><name>Su İzi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15881028785054635730</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUVMoudq9XI/AAAAAAAAAB4/le9MRXX0PiY/S220/P1040955.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SVHZxB3GZ4I/AAAAAAAAAEA/JB7NoI-M1Tk/s72-c/annekedi_kar1_NAZIM.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4449640890963459376.post-3428514655561183875</id><published>2008-12-19T15:44:00.002+02:00</published><updated>2008-12-19T16:02:03.043+02:00</updated><title type='text'>.....</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUupLUp1-HI/AAAAAAAAADo/JaKNCWB_zSA/s1600-h/pr04714741xlgpz0wt5[1].jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5281501000009906290" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 213px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUupLUp1-HI/AAAAAAAAADo/JaKNCWB_zSA/s320/pr04714741xlgpz0wt5%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Dağlamak yüreği aşk ateşiyle&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;div&gt;Sonra eritmek gönül nehrinde öfkeleri&lt;br /&gt;Yoğurmak tekrar sevgiyle&lt;br /&gt;Ve dövmek onu sabır havanında&lt;br /&gt;Nihayetinde kimbilir&lt;br /&gt;Belki de kaybolabilmek ilahi sevgide……&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4449640890963459376-3428514655561183875?l=suyunizi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suyunizi.blogspot.com/feeds/3428514655561183875/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4449640890963459376&amp;postID=3428514655561183875&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/3428514655561183875'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/3428514655561183875'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suyunizi.blogspot.com/2008/12/blog-post.html' title='.....'/><author><name>Su İzi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15881028785054635730</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUVMoudq9XI/AAAAAAAAAB4/le9MRXX0PiY/S220/P1040955.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUupLUp1-HI/AAAAAAAAADo/JaKNCWB_zSA/s72-c/pr04714741xlgpz0wt5%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4449640890963459376.post-8526007974181766715</id><published>2008-12-17T23:27:00.002+02:00</published><updated>2008-12-17T23:32:51.129+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUlv8YGfi7I/AAAAAAAAADg/htDsdyotZPk/s1600-h/beklesemgelirmisinvp6[1].jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5280875121121135538" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 256px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUlv8YGfi7I/AAAAAAAAADg/htDsdyotZPk/s320/beklesemgelirmisinvp6%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;Bazen sadece susmak, sessizlikte kaybolmak gerekiyor. Kırgınlıkların üstesinden gelmenin en iyi yolu sadece susmak… Sessizlikte cevaplar kendiliğinden hayat buluyor çoğunlukla. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;İnsanın doğasında elindeki oyuncağı kırmak, yok etmek var. Tamamen tüketmek, bitirmek, mahvetmek üzerine yapılanmışız sanki. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;Eee… Eline geçen oyuncak hele ki insan kalbiyse kırmak daha kolay oluyor. Elinde yumuşacık bir yürek varsa, sıcacıksa bir de , hafifse hele hele dilediğin kadar oynamak, sıcaklığıyla ısınıp kendi soğukluğunu ona vermek istiyor yüreksiz yürekler… Kabullenip başına geleni, yine de sevgiyle bakabilmek gerekiyor. Hasar alsa da hala hayattaysa o can, özüne doğasına uygun hareket edip içindeki sevgiyle affedip bu sefer diyor ki: Önce kendimi tamir edeyim!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Sonra… Sonrası yine öğrenilememişlikten kaynaklanan tekerrür dolu deneyimler… Öğrenilememişlik mi, yoksa yine de sevgim var zenginliğinden mi bilinmez. Her halükarda tekrarlanan yaralanmalar, kabullenmeler ardı sıra dolduruyor yaşamları.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Olsun… İnadına sevmek, inadına yaşamak, inadına büyümek bu olsa gerek&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4449640890963459376-8526007974181766715?l=suyunizi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suyunizi.blogspot.com/feeds/8526007974181766715/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4449640890963459376&amp;postID=8526007974181766715&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/8526007974181766715'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/8526007974181766715'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suyunizi.blogspot.com/2008/12/bazen-sadece-susmak-sessizlikte.html' title=''/><author><name>Su İzi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15881028785054635730</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUVMoudq9XI/AAAAAAAAAB4/le9MRXX0PiY/S220/P1040955.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUlv8YGfi7I/AAAAAAAAADg/htDsdyotZPk/s72-c/beklesemgelirmisinvp6%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4449640890963459376.post-7958342572173572922</id><published>2008-12-17T00:31:00.000+02:00</published><updated>2008-12-17T00:44:40.882+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUgu8WLQWuI/AAAAAAAAADY/hhAqYpx3kz0/s1600-h/deniz_gece[1].jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5280522177371724514" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 315px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUgu8WLQWuI/AAAAAAAAADY/hhAqYpx3kz0/s320/deniz_gece%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Gecenin karanlığında yolunu bulamıyorsan eğer, &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Ayaz içine işliyor ve soğuktan yalnızlığını &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Daha da fazla hissediyorsan…&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Çözümsüzlükte kaybolup &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Sorunun kendisi olduysan… &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Tek yol artık tüm dünyayla beraber &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Kendine acımak gibi görünüyorsa…&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Önce eriyip acılarda &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Ve yalnızlıkta,&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Sonra da tekrar yoğrulmak gerek sabırla.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4449640890963459376-7958342572173572922?l=suyunizi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suyunizi.blogspot.com/feeds/7958342572173572922/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4449640890963459376&amp;postID=7958342572173572922&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/7958342572173572922'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/7958342572173572922'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suyunizi.blogspot.com/2008/12/gecenin-karanlnda-yolunu-bulamyorsan.html' title=''/><author><name>Su İzi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15881028785054635730</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUVMoudq9XI/AAAAAAAAAB4/le9MRXX0PiY/S220/P1040955.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUgu8WLQWuI/AAAAAAAAADY/hhAqYpx3kz0/s72-c/deniz_gece%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4449640890963459376.post-1800777173568505500</id><published>2008-12-15T22:02:00.000+02:00</published><updated>2008-12-15T22:09:11.892+02:00</updated><title type='text'>Hayatın Anlamı...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUa40p-NEXI/AAAAAAAAADI/wfzFnrQOAOo/s1600-h/.resized_445x445_tuz%20kokusu[1].jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5280110827897950578" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUa40p-NEXI/AAAAAAAAADI/wfzFnrQOAOo/s320/.resized_445x445_tuz%2520kokusu%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;"&gt;Bir gün yolda rastladım bir bilgeye&lt;br /&gt;Sorayım dedim ona, ne buldun diye&lt;br /&gt;Kolay mıdır cevaplamak hayatın anlamını&lt;br /&gt;Yalnızlık nedir peki&lt;br /&gt;Denizden kopan&lt;br /&gt;Damlalar ulaşmak için tekrar bütüne&lt;br /&gt;Ne yapmalı acaba&lt;br /&gt;Bencilliklerden kurtulmak yeter mi&lt;br /&gt;Ulaşmak için teke&lt;br /&gt;Acısız yol var mıdır&lt;br /&gt;Zor mu olmalı huzuru bulmak&lt;br /&gt;Yari sevmek teki sevmek midir&lt;br /&gt;Yoksa teki bölmek mi&lt;br /&gt;Dedi ki bana:&lt;br /&gt;Dur çocuk. Bu kadar&lt;br /&gt;Çok soruyla çıkma yola&lt;br /&gt;Bazen durmak boşlukta, sorusuz kalmak hayatta&lt;br /&gt;Anı yaşamak gelmesidir tüm cevapların istemeden sana&lt;br /&gt;Her nefesin kendi sorusu ve cevabı var…&lt;br /&gt;Ben kendimi buldum yolda ve bu da yeter oldu bana…&lt;br /&gt;Hayatın anlamı, hedeflediğin yolda yürürken hedefin artık yürüdüğün yol olmasıdır.her bir çakıl taşı, her bir zerre toz, hava, bulut, yağmur ,güneş ve tüm canlılar öğretmenindir o yolda…kendini kaybedip önce, sonra yeni beninle tanışırsın. Ve yeni sen yola tekrar çıkıp bu sefer, her tozun keyfini çıkarırsın. İşte o zaman öğrenci olur öğretmen ve yeni bir özle yeni bir beden. Bu yoldaki her dosta, düşmana teşekkür borçlu olursun…her öğretmen takdirini hak eder çünkü.&lt;br /&gt;Hayatın anlamı kaybedip kendini sonra tekrar bulmaktır.&lt;br /&gt;Hayatın anlamı yalnızlıkla kavrulup gönül bağında tekrar serinlemektir.&lt;br /&gt;Hayatın anlamı anlamsızlıklarda yitip anlamın değerini bilmektir.&lt;br /&gt;Hayatın anlamı zor olana ulaşmanın aslında en kolay yoluna sahip olduğumuzu kavramaktır. Gönül yolunu keşfetmektir hayatın anlamı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4449640890963459376-1800777173568505500?l=suyunizi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suyunizi.blogspot.com/feeds/1800777173568505500/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4449640890963459376&amp;postID=1800777173568505500&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/1800777173568505500'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/1800777173568505500'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suyunizi.blogspot.com/2008/12/bir-gn-yolda-rastladm-bir-bilgeye.html' title='Hayatın Anlamı...'/><author><name>Su İzi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15881028785054635730</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUVMoudq9XI/AAAAAAAAAB4/le9MRXX0PiY/S220/P1040955.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUa40p-NEXI/AAAAAAAAADI/wfzFnrQOAOo/s72-c/.resized_445x445_tuz%2520kokusu%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4449640890963459376.post-6917087589594798052</id><published>2008-12-14T17:17:00.001+02:00</published><updated>2008-12-14T17:22:17.434+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUUkk1XeXyI/AAAAAAAAAAU/oOUrXX36O8U/s1600-h/mutlulukbl6[1].jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5279666353381203746" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 317px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUUkk1XeXyI/AAAAAAAAAAU/oOUrXX36O8U/s320/mutlulukbl6%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;Hayat mutluyken aldığın nefeslerin toplamı bence. Olaya böyle baktığında yaşadım hem de uzun yaşadım demek için kesende mutlu anlar biriktirmek gerekli. Mutluluğun,aşkın, tutkunun ve sevginin tanımı her birey için farklı. Kimi bir bebeğin gülüşünde, sevgilinin kollarında, anne kucağında veya çocukluğunun tozlu raflarında yakalar mutluluğu; kimi de sadece nefes almak bile mutluluktur der. Bir de asla mutluluğu yakalayamayan büyük bir güruh vardır ki gözlerinin gördüğü her şey mutsuzluk kaynağıdır. Ben hangi gruptayım? Ben araftayım. Bazen ciğerlerime çektiğim nefesle tüm hayatı alıyorum hücrelerime, canlanıyorum, yeniden doğuyorum sanki… bazen de neden hala buralardayım; hala mı gelmedi vakit diye bakıyorum. Durum böyle olunca da kesem bir doluyor, bir boşalıyor. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4449640890963459376-6917087589594798052?l=suyunizi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suyunizi.blogspot.com/feeds/6917087589594798052/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4449640890963459376&amp;postID=6917087589594798052&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/6917087589594798052'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/6917087589594798052'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suyunizi.blogspot.com/2008/12/hayat-mutluyken-aldn-nefeslerin-toplam.html' title=''/><author><name>Su İzi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15881028785054635730</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUVMoudq9XI/AAAAAAAAAB4/le9MRXX0PiY/S220/P1040955.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUUkk1XeXyI/AAAAAAAAAAU/oOUrXX36O8U/s72-c/mutlulukbl6%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4449640890963459376.post-4746131790734640281</id><published>2008-12-14T17:00:00.000+02:00</published><updated>2008-12-14T21:48:43.538+02:00</updated><title type='text'>Dostlara...</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;"&gt;Dostlar hayatı çekilir hale getiren varlıklar. Yokluklarını, eksikliklerini tamamlamak imkansız. Kendini maskesiz, tüm benliğinle açmadan dost olunmuyor. Bir kere açtın mı gönlünü, o kanaldan sevgi doldu mu hücrelerine tekrar o kanalı iptal de edemiyor insan. Sanki beslenme kanallarından birini kaybediyorsun yaşamda. Yanında yoldaşın, arkana taşın oluyor dost. Seni en çok seven, en çok kırabilen oluyor bazen. En derin yaralarını bir tek can dostun açabiliyor; çünkü onun yanında hiç zırhlanmıyor kalbin. Zırhın olmayınca beklemeyince ondan darbe, kanatıveriyor her yerini. Şaşkın bakakalıyorsun, ama yine de dostumdur diyorsun. Elindeki silahların bazen senin en derin yaralarını kapatan merhemler olduğunu hatırlayıp, yanağından süzülen kanayan yaşlarla gülümseyiveriyorsun ona yine de… Arada bir olur; sevgi de acıtır kimi zaman. ‘’Bir tokata sarımsak tarlasını satmam; diyorsun.’’ Öfkelenmiyorsun ki zaten. Kırılıyorsun,acıyorsun, kanıyorsun sadece…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de gönlün diyor ki; her şey tamam da canımın içi, dostum, arkama daşım, yoldaşım, ne olur bir daha acıtma beni. Koltuk değneğim, desteğimsinsin. Bulutlu günlerde gülümseten güneş, karanlık gecelerde ay ışığı oldun bana. Soğukta ısındım, sıcakta içimi serinlettin; ama ben de tüm içtenliğimle gönlümü açtım; ayna olduk birbirimize. Beraber düştük, kalktık, beraber ağladık, güldük, dövüştük. Ben de hiç yalnız bırakmadım seni. Ben de kimi zaman acıttım belki seni… ben de yaraladım, kanattım belki. Bildim ki şimdi düşman elindense dost elinden gelen yaranın acısı beter oluyor. Dost gülümsemeden kapanmıyor yara; kapanmıyor işte… &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4449640890963459376-4746131790734640281?l=suyunizi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suyunizi.blogspot.com/feeds/4746131790734640281/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4449640890963459376&amp;postID=4746131790734640281&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/4746131790734640281'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/4746131790734640281'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suyunizi.blogspot.com/2008/12/dostlara.html' title='Dostlara...'/><author><name>Su İzi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15881028785054635730</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUVMoudq9XI/AAAAAAAAAB4/le9MRXX0PiY/S220/P1040955.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4449640890963459376.post-4210330173482601401</id><published>2008-12-14T14:40:00.000+02:00</published><updated>2008-12-14T21:48:11.614+02:00</updated><title type='text'>Özgürlük Üzerine...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUT_8SySraI/AAAAAAAAAAM/6OsSMo9LDKA/s1600-h/ozgurluk[1].jpg"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5279626074485075362" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 238px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUT_8SySraI/AAAAAAAAAAM/6OsSMo9LDKA/s320/ozgurluk%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#999999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;color:#cccccc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Özgürlük nedir? Özgürlük sonsuzlukta ulaşmak istediğin hedefte kaybolmaktır. Özgürlük büyümek, genişlemek, genleşmek, bedenine sığamayıp taşmak ve zenginleşmektir. Özgürlük özün gürleşmesidir diye okumuştum bir yerlerde. Özünün yani ruhunun genleşip genişleyip büyümesidir. O zaman özgürleşmek ilahiye ulaşmak, ona varmak ve yitip yok olmaktır. Ona varırken yolda gördüğün her parçasına aşık olup her bir zerresini içine çekmektir özgürlük…. Özgürlük aşık olmaktır, önce annene,babana, sonra dostlarına, sevdiğine, aşkına, her yaratılana ve sonunda O’ na ulaşıp onun aşkında bitirmektir bu sonatı… bitmeyen şarkıyı ta içlerinde hissedip eşlik etmektir ona.&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4449640890963459376-4210330173482601401?l=suyunizi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suyunizi.blogspot.com/feeds/4210330173482601401/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4449640890963459376&amp;postID=4210330173482601401&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/4210330173482601401'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4449640890963459376/posts/default/4210330173482601401'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suyunizi.blogspot.com/2008/12/zgrlk-zerine.html' title='Özgürlük Üzerine...'/><author><name>Su İzi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15881028785054635730</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUVMoudq9XI/AAAAAAAAAB4/le9MRXX0PiY/S220/P1040955.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0bdYVu6DiI/SUT_8SySraI/AAAAAAAAAAM/6OsSMo9LDKA/s72-c/ozgurluk%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry></feed>
